• pass_slider

PASS Teorisi ve 
Bilişsel Temelli Öğrenme

ide okulları olarak ana amaçlarımızdan biri de öğrenme sürecine bilimsel yaklaşmak ve çocuklarımızın öğrenme yetkinliklerini geliştirme ve güçlendirmede dünyadaki en modern ve etkili yöntemleri belirlemek ve kullanmak. Bu nedenle okulumuzda öğretim modelimizin önemli bir parçası da Amerika’da saygın eğitim kurumlarında kullanılan PASS yaklaşımından oluşuyor.

PASS, beynin yapısını esas alan ve bu yapı üzerine kurgulanan  bir öğrenme modelidir. Kültürel-Tarihsel Psikolojinin kurucularından olan Rus Nöropsikolog Alexander Romanovich Luria’nın, beynin işleyişiyle ilgili yaptığı araştırmalar sonucunda beynin sağ kısmı, frontal bölgesi ve beyin sapının arka kısmının öğrenme sürecinde önemli görevler üstlendiği anlaşılmıştır. 

PASS terorisi dört bilişsel işlemden oluşuyor: Planlama (Planning), Ardıllık (Successive), Dikkat (Attention) ve Eşzamanlılık (Simultaneous). Bu fonksiyonların hepsini doğru biçimde ve bir arada uyum içinde çalıştırabilen çocuklar öğrenme sürecinde çok daha konsantre, odaklı, başarılı ve uyumlu bir deneyim geçirebiliyor. 

 

Planlama

Planlama, beynimizin en önemli fonksiyonlarından biridir. Çocuklarımız, planlama ile problemleri belirler, bunlar arasından seçimler yapar, çözümler geliştirip-uygular ve sonuçlarını değerlendirir. Bu, karar verme aktivitelerinin en yoğun olduğu ve çocuklarımızın yaptıklarına yönelik farkındalık geliştirdikleri önemli bir aşamadır.

Planlamada iki temel bilişsel işlev ön plana çıkar: Yaratıcı Düşünme ve Stratejik Düşünme. Yaratıcı düşünme; problemlere farklı yaklaşımlar getirebilme ve orijinal fikirler ortaya koyabilme gücünü ifade eder. Bu özellikleri güçlü olan çocuklar, olaylara farklı bakabilir ve bir soruna birden fazla çözüm geliştirebilir. Stratejik Düşünmede ise karar verme ve farkındalık ağırlık kazanır. Yaratıcı Düşünme ile ortaya koyulan farklı çözüm alternatifleri ve kararlar arasında seçim yapabilme becerisi bu işlevin temelini oluşturur. Sosyal durumlarda doğru yargılara ulaşabilme, yeni karşılaşılmış bir durum için de planlı tepkide bulunma, stratejileri oluşturma ve kullanma, kendini gözlemleme ve değerlendirme bu alanda yer alır. 

Planlama sadece akademik hayat için değil, sosyal ve davranışsal alan için de daha çok gereklidir. Planlamada, ortama uygun davranış sergileme, ileriye yönelik tahminlerde bulunma, dürtülerin emrinde olmadan hareket etme davranışları sergilenir. Kısacası planlama, çocuğumuzun kendi kendini değerlendirebilme becerisi ve farkındalığının geliştirilmesidir. 

Ardıllık 

Ardıllık bir amaca göre özel sıralanmayla oluşturulmuş dizinleri anlama ve anlamlandırmayla ilgili boyuttur. Farklı parçaların arasındaki ilişkileri kurabilmek ve bağlantıları analiz edebilmek vardır. Ayrıca hafızayı etkili kullanabilme da önemli bir özellik olarak ön plana çıkar. 

Ardıllık yazılı ve sözel dizinlerin hatırlanabilmesi için önemli bir özelliktir. Ardıllık becerisi yüksek olan çocuklarımız sözel yönergeleri daha sıralı biçimde algılar ve daha kolay özümserler. Kendilerine verilen yönergeleri adım adım takip edebilirler ve kurallara daha kolay adapte olabilirler.

Eşzamanlılık

Bir grup halinde verilmiş uyarıcının birbiriyle ilişkilendirilmesine dayalı olan zihinsel süreç olan eşzamanlı bilişsel işlemlerde görsel ve zihinsel canlandırma çok önemlidir. Sözel içerikli bilgileri şemalaştırarak somutlama, görsel verilerden yararlanarak bir fikir bütünlüğüne ulaşma, aynı anda birden fazla ilişkiyi değerlendirme becerisini ortaya koyan alandır. 

Çocuklarımızın akademik alanda en çok ihtiyaç duyduğu alanlardan biri eşzamanlılıktır. Sınıf sözel paylaşımların yapıldığı bir öğrenme ortamıdır. Öğretmenlerin verdikleri sözel bilgiler, arkadaşlarının yaptıkları paylaşımlar, öğrenciler tarafından işlenir ve anlamlandırılır. Eşzamanlılığı iyi olan bir çocuk, öğretmenin sözel olarak verdiği bir bilgiyi imajine edebilir ve muhakeme edebilirse bu bilgiyi çok daha kalıcı biçimde öğrenebilir. 

Dikkat

Dikkat alanı, kişinin seçici davranarak bazı uyarıcıları dikkate alıp bazılarını almadığı zihinsel süreçtir. Dikkat; belirli bir durum üzerinde düşünmeyi, odaklanmayı ve diğer unsurları görmezden gelmeyi gerektirir. Günümüzde fiziksel ve dijital anlamda birçok uyarıcı var. Çocuklarımız bu uyarıcıların içinden işine yarayacaklara veya seçilmiş olanlara odaklanabilme ve bunun dışında kalanlardan etkilenmeme yetkinliği geliştirmeli. 

Dikkatin temelinde üç unsur vardır: Odaklanma, Seçici Dikkat ve Dikkatte Devamlılık. Odaklanma veya odaklanmış dikkat bir şeye konsantre olmak ve diğer bileşenleri devre dışı bırakmaktır. Seçici Dikkat ise uyarıcılar karşısında dikkatin dağılmasını engellemek ve dikkat dağınıklığına direnebilme gücüdür. Dikkatin devamlılığı da seçici dikkat ve odaklanma ile başlayan sürecin sürdürülebilir biçimde devam ettirilmesidir. 

PASS Sistemi Çocuklarımıza Ne Katacak?

ide okulları’nda uygulanan bilişsel işlevlere dayalı öğrenmeyi temel alan PASS sistemi çocuklarımıza etkin bir öğrenme süreci ve deneyimi sağlıyor. Bu sistem sayesinde:

• Çocuklarımızın planlama, dikkat, eşzamanlılık ve ardıllık bilişsel düzeyleri ve gelişmeye açık alanları belirleniyor

• ide Bilişsel Destek Birimi geliştirilmesi gereken bilişsel alanları olan öğrencilerle özel çalışma yürütüyor. Böylece, bu tabloya göre çocuğun öğrenme biçimi belirleniyor. Öğrencilerin geliştirilmesi gereken ve güçlü alanlarına yönelik ayrı ayrı çalışmalar yapılmış oluyor.

• ide öğretmenleri PASS konusunda deneyimli öğretmenler arasından belirleniyor ve düzenli olarak eğitim alıyor.
• Dersler ide öğretmenleri tarafından hazırlanmış dört bilişsel alana da hitap eden özgün materyallerle destekleniyor. 

• Beynin çok yönlü çalışması desteklenerek, öğrenme performansı artırılıyor ve kalıcı öğrenme sağlanıyor.

• Dört bilişsel alanı da gelişen çocuklar bir derste öğrendikleri bir yaklaşımı başka derslere de aktarabiliyorlar. Bu da çok boyutlu öğrenmeyi destekliyor.

 

PASS Yaklaşımı, Sınavlarda Başarıyı Artırıyor.

• Bu model sağladığı temel yetkinlikler sayesinde TEOG, YGS/LYS gibi sınav ortamlarında da başarıyı artırıyor. Örneğin odaklanması yüksek çocuklar sınavlardaki uyarıcılardan etkilenmiyor, sayısal ve sözel bölümlerde zihinsel geçişleri daha etkili yapabiliyor.

• Bilişsel yönden güçlü ve kararlı olan çocuklar duygusal açıdan da dayanıklı olabiliyor.

PASS Nasıl Uygulanıyor?

PASS Teorisinin ortaya koyduğu gerçekler ışığında, bilim insanları Das ve Naglieri tarafından hazırlanan Bilişsel Değerlendirme Sistemi (Cognitive Assessment System – CAS) adı verilen nöropsikolojik değerlendirme testi ile çocuklarımızın planlama, dikkat, eşzamanlılık ve ardıllık açısından yetkinlikleri belirleniyor ve gelişim ihtiyaçları ortaya koyuluyor. Daha sonra bu dört özelliği bir arada uyum içinde kullanmaları ve gelişim gerektiren özelliklerinin yükseltilmesi amacıyla çocuklarımızla özel çalışmalar gerçekleştiriliyor.